Romantik İlişkilerde Bağlanma Stilleri: Çocukluktan Başlayarak Ömür Boyu Süren Bir Yolculuk

c4c991c9060046f09535273ef0f126fd.jpg

Psikolog John Bowlby tarafından geliştirilen bağlanma teorisi, çocuklukta oluşturulan bağların bir bireyin yaşam boyunca kişilerarası ilişkilerini önemli ölçüde etkilediğini öne sürer. Bu bağlanma tarzları, bebeklik döneminde oluşturulur ve daha sonraki yaşamda romantik partnerleriyle nasıl bağlandıklarını şekillendirmede önemli bir rol oynar. Bu yazı sırasıyla; güvenli, kaygılı, kaçıngan ve dağınık bağlanma stillerinin çocukluktan başlayarak yetişkinliğe kadar romantik ilişkiler üzerindeki etkilerini ve bağlanma stillerinin(kaygılı, kaçıngan ve dağınık bağlanma)romantik ilişkilerde nasıl değiştirilebileceği üzerine odaklanmaktadır.

Çocuklukta Bağlanma Stilleri:

Bebeklik ve erken çocukluk döneminde, bir çocuk ile ona birincil bakım vereni arasındaki bağın nasıl olduğu, bağlanma tarzlarının oluşumunda önemli bir rol oynar. Güvenli bağlanma, bakım verenlerin sürekli olarak duyarlı ve hassas bir şekilde çocuğun ihtiyaçlarına karşılık verdiği, onlara rahatlık ve destek sağladığı durumlarda gelişir. Bu güvenli temel, çocuğun dünyayı keşfetmesine ve ana bakım verenden güvenlik ve koruma aramasına olanak tanır.

Öte yandan, güvensiz bağlanma tarzları, bakım verenlerin duyarlılığının tutarsız olduğu veya ihmalkâr olduğu durumlarda gelişebilir. Kaygılı bağlanma tarzı, tutarsız bakım nedeniyle gelişir ve çocuğun aşırı bağımlı hale gelmesine ve sevgi ve ilgiyi almak konusunda belirsizlik yaşamasına yol açabilir. Kaçıngan bağlanma tarzı, bakım verenlerin genellikle duygusal olarak uzak olması durumunda ortaya çıkar ve çocuğun ihtiyaçlarını duygularını bastırmayı öğrenmesine ve hayal kırıklığı veya reddedilmeyi önlemek için kendini kaçınarak koruma altına almasına neden olabilir.

Bağlanma Tarzları Romantik İlişkileri Nasıl Etkiler?

a. Güvenli Bağlanma:

-Güvenli bağlanma tarzına sahip bireyler genellikle sağlıklı ve tatmin düzeyi yüksek romantik ilişkilere sahiptir.

-Öz-saygıları gelişmiştir, duygusal yakınlığı konforla ve güvenle deneyimlerler ve ihtiyaçlarını açık ve etkili bir şekilde ifade ederler.

- İlişkide yaşanan güvensiz anlar ilişkiyi tehdit etme eğiliminde olabilir, ancak güvenli işleyen ilişkiler, partnerlerinin yanlarında ve destek olacaklarına güvenirler.

-Güvenli bağlanan kişiler duygularını regüle edebilmekte, sağlıklı duygusal tepkiler verebilmekte ve ilişki içerisindeki çatışmaları yönetebilme konusunda beceriklidirler.

b. Kaygılı Bağlanma:

-Kaygılı bağlanma tarzına sahip kişiler genellikle partnerlerinden aşırı güvence ve onay ararlar.

-Terk edilme korkusu yaşayabilirler, bu durum kişinin kendi merkezine partnerinin duygu ve düşüncelerini koymasına ve dolayısıyla kendisinden, olduğu benliğinden uzak hissetmesine sebep olabilir.

-Partnerlerinden uzaktayken yoğun kaygı ve kıskançlık hissedebilirler.

-Çatışma dönemlerinde, reddedilme korkuları artabilir ve duygusal açıdan daha yoğun tepkiler ortaya çıkabilir.

-Bu bağlanma tarzı, ilişkilerde zorluklara neden olabilir, çünkü partnerler, sürekli güvence taleplerinden bunalarak, aşırı yük altında hissedebilirler.

c. Kaçıngan Bağlanma:

-Kaçınmacı bağlanma tarzına sahip bireyler, bağımsızlıklarını değer verirler ve ilişkilerde savunmacı davranarak duygusal yakınlıktan kaçınabilirler.

-Duygusal uzaklık, duygusal anlamda yara almamak için koruyucu bir mekanizma olarak kullanılır. Olumsuz duygulara sebep olabilecek durumlardan, sohbetlerden ve kişilerden uzak durma eğilimde olabilirler.

-Çatışma anlarında, duvar örebilir veya savunmaya geçebilirler.

-Etkili iletişimi ve çözümü engelleyerek ilişkide uzaklaşmaya neden olabilirler. Bu durum partnerlerinin yalnız ve değersiz hissetmesine sebep olabilir.

d. Düzensiz Bağlanma:

-Dağınık-Düzensiz bağlanma tarzı, öngörülemeyen veya travmatik bakım deneyimleriyle belirlenen bir çocukluk döneminden kaynaklanır.

-Bu bağlanma tarzına sahip kişiler, ilişkilerde çelişkili davranışlar sergileyebilir, yakınlık arayışından vazgeçebilir veya onu reddedebilirler.

- Duygusal düzenlemelerde zorluklar yaşayabilirler, bu da romantik ilişkilerde istikrarsız ve tahmin edilemez dinamiklere neden olabilir. Bu karmaşıklıklar, istikrarlı ve sağlıklı ilişkilerin oluşturulmasını ve sürdürülmesini zorlaştırır.

Bağlanma Stilleri Zamanla Değişir Mi?

Bağlanma stilleri genellikle hayat boyunca nispeten sabit olmasına rağmen değişebilirler.

Güvenli ilişkiler, güvensiz bağlanma stillerine sahip bireylerin daha fazla duygusal güvenlik ve öz farkındalık geliştirebileceği güvenli bir alan sağlar. Destekleyici ve onaylayıcı tutumlar sayesinde, bireyler nasıl daha sağlıklı ve güvenle bağlandıkları ilişkiler inşa edebileceklerini deneyimleyebilir ve zamanla öğrenebilirler.

Öte yandan, olumsuz ilişki deneyimleri, mevcut güvensiz bağlanma stillerini pekiştirebilir veya güvenli bağlanmadan güvensiz kalıplara geçişi teşvik edebilir. Reddedilme veya duygusal yakınlığın olmaması gibi negatif deneyimler, kaygılı veya kaçıngan davranışları artırabilir ve güven ile ilgili sorunların pekişmesine sebep olabilir.

Bağlanma Stilleri Zamanla Nasıl Değişir?

Bağlanma Stilinizi Değiştirmenize Destek Olabilecek Adımlar

1)Mevcut Bağlanma Stilinizi Belirlemek: Kendinizi geçmiş ilişki deneyimlerinizi ve davranış kalıplarınızı, romantik durumlardaki duygusal tepkilerinizi fark etmeye davet edebilirsiniz. Kaygılı, kaçıngan veya düzensiz bir bağlanma stiline sahip olduğunuzu anlamak, değişim için başlangıç noktanızı oluşturmanıza destek olacaktır.

2)Olumsuz İnançlarınızı Sorgulamak: Bağlanma stilleri genellikle kendimiz, ilişkilerimiz veya diğerleri hakkındaki olumsuz inançlarla ilişkilidir. Bu inançları sorgulamak, daha olumlu ve gerçekçi düşüncelerle değiştirmek, ilişkileriniz ve kendinize karşı şefkatli olmak ve kimsenin mükemmel olmadığını hatırlamak size bu kendinizle, partnerinizle ve çevrenizle olan ilişkilerinizde destek olabilir.

3) Duygu Regülasyonu Becerilerinizi Geliştirmek: Duyguları tanımak, hissetmede iyileşmek ve duyguları regüle edebilme becerileri edinmek kendi duygularınıza ve partnerinizin duygularına sağlıklı ve dengeli bir şekilde tepki vermenize yardımcı olabilir. Duygu regülasyonu çatışmaların sağlıklı bir şekilde yapılabilmesine ve çatışmaları yönetebilme becerilerinin gelişmesine ve dolayısıyla güvenli ve güvene dayalı bir bağlanma stili gelişmesine katkı sağlar. Kaygılı bağlanan bireyler için yoğun kaygı yaşadıkları dönemlerde kaygı ile nasıl devam edebileceklerini öğrenmek ilişkide duygularını daha rahat ifade edebilmelerine ve daha sağlıklı iletişim kurmalarına olanak sağlar. Duygu regülasyonu için bilinçli farkındalık teknikleri (mindfulness teknikleri), derin nefes alma ve diğer gevşeme stratejileri duygularla daha uyumlu bir yaşam sürmeye yardımcı olur.

5) Sağlıklı Sınırlar Belirlemek: Sağlıklı sınırlar koymak; ilişkideki rollerin, kabul edilebilir ve kabul edilemez davranışların, beklentilerin ve ihtiyaçların belirlenmesinde ve karşı tarafa iletilmesinde büyük önem taşır. Bu açıklık, partnerlerin birbirlerini daha iyi tanımalarına, karşılıklı ilişkiden beklentilerini anlamalarına, sağlıklı ilişkiler kurmalarına ve güvenli hissetmelerine destek olur.

6)Profosyonel Destek Almak: Terapi desteiği ile  bağlanma stilinizin temel nedenlerini keşfetmek, ilişkilerinize nasıl etki ettiğini anlamak ve daha güvenli bir bağlanma stilini geliştirmek size destek olabilir.

Çift terapisi veya bireysel terapi süreçleri hakkında ayrıntılı bilgiye anasayfadaki formu doldurarak veya Soteria Psikiyatri Merkezini arayarak ulaşabilirsiniz.

Soteria Psikiyatri Merkezi: 0532 296 90 50

Sevgilerimle,

Son Eklenen Blog Yazısı